|
Tweet |
TİGAD Genel Başkanı Okan Geçgel, 12 Eylül 1980 askeri darbesinin yıl dönümü dolayısıyla yazılı açıklama yaptı. Geçgel, 12 Eylül’ün Türkiye’nin demokrasi tarihinde en karanlık dönemlerden biri olduğunu belirterek, millet iradesine yönelik her türlü darbe ve vesayet girişimini kınadı.
12 Eylül darbesinin yalnızca yönetime el konulmasından ibaret olmadığını ifade eden Geçgel, darbe döneminde demokrasinin askıya alındığını, TBMM’nin kapatıldığını, siyasi partilerin tasfiye edildiğini ve binlerce vatandaşın gözaltına alındığını hatırlattı.
“Darbeler hiçbir zaman millete hizmet etmedi”
Geçgel, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Bugün, demokrasimizin kara sayfalarından biri olan 12 Eylül 1980 darbesini bir kez daha lanetliyor; millet iradesine, hukuka, özgürlüklere ve insan onuruna karşı yapılan her türlü darbeyi ve darbeci zihniyeti en güçlü şekilde kınıyoruz.”
Darbelerin hiçbir zaman millete hizmet etmediğini belirten Geçgel, tarih boyunca millet iradesinin karşısında hiçbir darbenin kalıcı olamadığını söyledi.
Geçgel, 12 Eylül’ün yanı sıra 28 Şubat süreci, 27 Nisan e-muhtırası ve 15 Temmuz 2016’daki darbe girişimine de değinerek, milletin demokrasiye olan inancının tüm bu girişimlerin karşısında durduğunu ifade etti.
“Darbelerin tamamı tarihin çöplüğüne gömülmüştür”
“Darbelerin tamamı tarihin çöplüğüne gömülmüştür.” diyen Geçgel, seçilmiş iktidarları tanklarla, silahlarla, bildirilerle veya vesayet mekanizmalarıyla değiştirmeye çalışmanın doğrudan millet iradesine yönelik bir saldırı olduğunu kaydetti.
Hiçbir makam, kurum veya güç odağının kendisini milletin üzerinde göremeyeceğini vurgulayan Geçgel, “Hiçbir makam, hiçbir kurum, hiçbir güç odağı ve hiçbir vesayet anlayışı sandığın üzerinde değildir. Demokrasinin sahibi millettir.” dedi.
“Türkiye’nin geleceğinde tankların değil, sandığın sözü olacaktır”
Basın özgürlüğünün demokratik hukuk devletinin temel unsurlarından biri olduğunu belirten Geçgel, TİGAD olarak özgür ve sorumlu gazeteciliğin, milli iradenin ve hukuk devletinin yanında durmaya devam edeceklerini söyledi.
Geçgel, açıklamasının devamında şu değerlendirmeyi yaptı:
“Basın özgürlüğünün olmadığı, düşüncenin susturulduğu, insanların korkuyla yaşadığı bir ortamın demokrasi olarak nitelendirilmesi mümkün değildir. Türkiye’nin geleceğinde tankların değil, sandığın sözü olacaktır. Türkiye’nin geleceğinde darbelerin değil, demokrasinin adı yazacaktır.”
12 Eylül döneminde mağdur edilen vatandaşları saygıyla anan Geçgel, darbe dönemlerinde hayatını kaybedenleri de rahmetle yad etti.
Açıklamasının sonunda darbe ve vesayet anlayışına karşı net mesaj veren Geçgel, “Darbe yok! Vesayet yok! Muhtıra yok! Milli iradeye müdahale yok! 12 Eylül’ü unutmadık, unutmayacağız.” ifadelerini kullandı.