|
Tweet |
İstanbul’dan Muş’a gelen Gökhan Tipi ile Diyarbakır’dan gelen Sait Yenigün, yaz sıcaklarının etkili olduğu temmuz ayında Muş’un simge doğal alanlarından Kurtik Dağı’nı ziyaret etti. Yaklaşık 3 bin metreyi aşan rakımıyla dikkat çeken dağın zirvesinde yaz mevsimine rağmen karla karşılaşan ziyaretçiler, eşsiz doğa manzarasının tadını çıkardı.
Kurtik Dağı’nın en dikkat çekici özelliklerinden biri ise su bölümü çizgisi üzerinde yer alması. Dağın bir yamacında doğan sular Fırat Nehri’ne doğru akarken, diğer yamacında doğan sular ise Dicle Nehri’ne doğru akıyor. Binlerce kilometrelik yolculuğun ardından bu iki büyük nehir, Irak’ta birleşerek Şattülarap’ı oluşturuyor ve sularını Basra Körfezi’ne ulaştırıyor. Bu eşsiz coğrafi özellik, Kurtik Dağı’nı Türkiye’nin önemli doğal miraslarından biri haline getiriyor.
Sait Yenigün, ziyaret sonrası yaptığı açıklamada, “Temmuz ayında kar görmek gerçekten tarifsiz bir duyguydu. Ancak bizi en çok etkileyen şey, Kurtik Dağı’nın bir yamacından akan suların Fırat’a, diğer yamacından akan suların ise Dicle’ye ulaşması oldu. Sonunda bu iki büyük nehrin Basra Körfezi’nde buluştuğunu bilmek, buranın ne kadar önemli bir coğrafya olduğunu gösteriyor. Muş’un doğal güzellikleri mutlaka görülmeli.” dedi.
Gökhan Tipi ise, “Muş’a ilk kez geldim ve beklediğimden çok daha etkileyici bir doğayla karşılaştım. Yazın ortasında kar görmek başlı başına bir güzellik. Bunun yanında Kurtik Dağı’nın iki büyük nehre kaynaklık eden su havzalarının ayrıldığı noktalardan biri olması bizi ayrıca etkiledi. Bu eşsiz doğa mutlaka korunmalı ve daha fazla tanıtılmalı.” ifadelerini kullandı.

Doğa gezisinin ardından bol bol fotoğraf ve görüntü alan Sait Yenigün ile Gökhan Tipi, Muş’un doğal güzelliklerini daha geniş kitlelere tanıtmak için bu anları sosyal medya hesaplarında paylaşacaklarını belirtti. Temmuz ayında bile karın görülebildiği Kurtik Dağı, eşsiz manzarası ve Fırat ile Dicle havzalarını ayıran coğrafi yapısıyla doğa tutkunlarının ilgisini çekmeye devam ediyor.